Cübbeli Ahmet Hocaefendi Resmi Beyanatı

İLAN-I TEVBE VE AKİDE TASHİHİ
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
Giriş ve Beyanın Mahiyeti

Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd, O’nun emini olan Rasûlü Muhammed Mustafâ’ya, âline ve ashâbına salât ve selâm olsun.

Geçmiş yıllarda muhtelif kürsülerde, telif ettiğim eserlerde ve katıldığım neşriyatta, haksız ve ilmi dayanaktan yoksun bir şekilde hedef aldığım; itikadî meselelerde dalâletle (sapıklıkla) ve mücessime/müşebbihe olmakla itham ettiğim Şeyhulislam Takıyyuddîn İbn Teymiyye (rahimehullah) hakkındaki tüm ithamlarımdan vazgeçtiğimi, bu haksız isnatlarımdan dolayı âlemlerin Rabbi olan Allah’a tevbe ettiğimi açıkça ilân ederim.

Kelâm felsefesinin ve mezhebi taassubun tesiriyle, Şeyhulislam’ın eserlerini bizzat kendi usûlüyle tetkik etmek yerine, muârızlarının nakilleri üzerinden değerlendirme hatasına düştüm. Hakikat tecelli ettiğinde ona tâbî olmak mümin üzerine bir borçtur.

Esmâ, Sıfat ve Sünnet Akidesi

İbn Teymiyye’yi en çok itham ettiğim husus sıfatlar meselesiydi. Oysa onun el-Akîdetü’l-Vâsıtıyye ve Der’u Teâruzi’l-Akl ve’n-Nakl kitaplarını tarafsızca incelediğimde; ne tecsîm yapmış ne de teşbîhe düşmüştür. O, yalnızca Selef-i Sâlihîn’in şu ilâhî kuralını müdafaa etmiştir:

لَيْسَ كَمِثْلِهٖ شَيْءٌ وَهُوَ السَّمٖيعُ الْبَصٖيرُ “O’nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” Şûrâ Sûresi, 11

Şeyhulislam sıfatları tevîl etmeden, ta‘tîl etmeden ve temsîl etmeden kabul etmiştir. Kabir ziyaretleri hususundaki fetvalarını "aşırılık" olarak görmüştüm; lakin bugün anlıyorum ki onun gayreti, kabirlerin şirk vesilesi kılınmasını ve mescit edinilmesini engellemekten ibarettir.

Teberrî, Dua ve Resmi İmza

Şeyhulislam İbn Teymiyye ve mümtaz talebesi İbnü’l-Kayyim el-Cevziyye (rahimehumâllah) hakkında sarf ettiğim sert, incitici ve ilmî nezâketten uzak ifadelerin tamamından rücû ediyorum. Kendilerini Ehl-i Sünnet dâiresinin dışındaymış gibi gösterme çabalarımın büyük bir hatâ ve vebâl olduğunu kabul ediyorum.

Onlar, ömürlerini bid'at fırkalarına karşı İslâm akîdesini savunmakla geçirmiş mücâhid âlimlerdir. Rabbimden beni ve bana tâbî olanları Selef-i Sâlihîn’in berrak akîdesi üzere sâbit kılmasını niyâz ederim.

رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَانِنَا الَّذٖينَ سَبَقُونَا بِالْاٖيمَانِ “Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce îmân etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde îmân edenlere karşı hiçbir kin bırakma.” Haşr Sûresi, 10
Ahmet Mahmut Ünlü
Cübbeli Ahmet Hocaefendi