MENÜ

ZİYARETLER

Alvarlı Muhammed Lütfî Efendi Hazretleri ve Babası Hâce Hüseyin Efendi Hazretleri’nin kabr-i şerîflerini ziyâret
Erzurum
04 Ocak 2021
2 yorum
Alvarlı Muhammed Lütfî Efendi Hazretleri ve Babası Hâce Hüseyin Efendi Hazretleri’nin kabr-i şerîflerini ziyâret

Cübbeli Ahmet Hocaefendi, Alvarlı Muhammed Lütfî Efendi Hazretleri ve Babası Hâce Hüseyin Efendi Hazretleri’nin kabr-i şerîflerini ziyâret etti.

Hâce Hüseyin Efendi Hazretleri: “Bu ak sakalım ne zaman kana bulanırsa o zaman Ruslar Erzurum’dan çekilir.” Buyurarak büyük keramet izhar etmiş ve şehid olmuş velidir.

Alvarlı Muhammed Lütfî Efe Hazretleri, Ali Haydar Efendi Hazretleri’mizin en çok sevdiği birkaç meşâyıhtan birisidir. Kendisi: “Bana iki şeyh sevdirildi, birisi Sâmî Efendi Hazretleri, ikincisi ise Alvarlı Muhammed Lütfî Efe Hazretleri’dir.” Buyurmuştur.

Ali Haydar Efendi Hazretleri, Erzurum’a talebe olarak gittiğinde Alvarlı Efe Hazretleri’ni duymuş ve ziyâretine gitmiş, çok kalabalık varmış, Alvarlı Efe Hazretleri herkese ne istediğini soruyormuş, dünyâ veyâ âhiret husûsunda duâ vesâire ne istiyorsa onun isteğine icâbet ediyormuş.

Sıra Ali Haydar Efendi Hazretleri’ne gelince Alvarlı Efe Hazretleri: “Sen ne istiyorsun” demiş, Ali Haydar Efendi Hazretleri de “İlâhî! Ente maksûdî ve rızâke matlûbî” deyince, Alvarlı Efe Hazretleri: “Sen o zaman şimdi bu sıradan çık, kenarda dur, bizim senle özel görüşmemiz olacak” buyurmuş ve böylece tanışmışlar, daha sonra birbirlerini çok sevmişler.

Alvarlı Efe Hazretleri daha sonra hacca gitmeden evvel Ali Haydar Efendi Hazretleri’ni ziyâret için Çarşamba’da bulunan tekkesine gelmiş ve orada birkaç gün kalmıştır.

Bu ziyâret esnâsında tekkede yaşanmış olan çok güzel hâtırâlardan bir tânesi de Ali Haydar Efendi Hazretleri’nin ortanca mahdûmu Hâlid Gürbüzler âbinin hanımı Şükife annemizden dinlediğim vechile şu şekildedir;

“Ali Haydar Efendi Babamız odanın bir kenarında, Alvarlı Muhammed Lütfî Efe Hazretleri de diğer bir tarafında otururlarken hastalığımdan dolayı okunmak için yanlarına girdim. Bir tarafta Efendi Babamız nûr gibi parlıyor,  bir tarafta Alvarlı Efe Hazretleri nûr gibi parlıyor, onların nûrundan bir şey göremez oldum.”

Ali Haydar Efendi Hazretleri ile Alvarlı Efe Hazretleri birbirlerine çok mektuplar yazışmışlardır. Bu mektuplarla ilgili Ali Haydar Efendi Hazretleri vefâtından evvel: “Alvarlı Efe Hazretleri’nin mektuplarını benim kefenime koyup benimle berâber defnedin” diye buyurmuştur.

Dülgerzâde İmamı Tevfik Efendi hocamızdan dinlediğim vechile; Ali Haydar Efendi Hazretleri’mizin cenâzesini yıkarken o da hâzır bulunmuş ve vasiyeti üzere Alvarlı Efe Hazretleri’nin mektupları Ali Haydar Efendi Babamızla birlikte kabr-i şerîfine defnedilmiştir. Dülgerzâde İmamı Tevfik Efendi bizim de kendisinden kıraat okuduğumuz hocamız olup Alvarlı Efe Hazretleri’nin de İstanbul’daki halîfesiydi.

Alvarlı Muhammed Lütfî Efendi Hazretleri ve Babası Hâce Hüseyin Efendi Hazretleri?nin kabr-i şerîflerini ziyâret

Alvarlı Muhammed Lütfî Efendi Hazretleri ve Babası Hâce Hüseyin Efendi Hazretleri?nin kabr-i şerîflerini ziyâret

Alvarlı Muhammed Lütfî Efe Hazretleri’nin Babası Hâce Hüseyin Efendi Vefâtı

1916’da Ruslar Erzurum’u işgâle başlayınca oğlu Alvarlı Muhammed Lütfî Efe Hazretleri ile beraber Dinarkom Köyü’nden Erzurum’a gelir. Alvarlı Muhammed Lütfî Efe Hazretleri, babasını Hacı Recep Efendi’nin yanında bırakarak Yavi nâhiyesine gider. Hâce Hüseyin Efendi işgal müddetince 1918’e kadar Erzurum’da kalır. Türk ordusu ile birlikte 12 Mart 1918’de gün ışırken civâr köylerden topladığı gönüllü bir müfreze ile Erzurum’a giren Alvarlı Muhammed Lütfî Efe Hazretleri hemen babası Hâce Hüseyin Efendi’nin yanına koşar. Ancak babasını kana bulanmış ağır yaralı bir şekilde bulur. Şehâdet mertebesine eren babasını akşama doğru Kavak Kabristanı’na defneder. Daha sonra da 1950 yılında bu mezarlık sâhasında okul inşâsına başlandığı zaman Alvar Köyü’ne, şimdiki medfûn bulunduğu türbeye naklettirir.

Hâce Hüseyin Efendi’nin vefât edeceği zamânı bildiğine dâir Hacı Seyfüddîn Efendi’nin anlattığı menkıbe

Hâce Hüseyin Efendi’nin şehâdetiyle ilgili torunu Hacı Seyfüddîn Efendi şu menkıbeyi nakletmiştir:

Erzurum’un Rus işgâlinde bulunduğu yıllarda Hâce Hüseyin Efendi’ye, “Ruslar içimizden ne zaman çekilir?” diye sorulduğunda, ak sakalını sıvazlar ve “Bu ak sakalım ne zaman kana bulanırsa o zaman” buyururmuş. Netîcede Ruslar Erzurum’dan çekilirken Hâce Hüseyin Efendi’nin sırtındaki kürke tamah eden bir Ermeni, mübârek başına tüfek dipçiği ile vurarak yaralamış ve akan kanlar ak sakalını boyamış. Mahdûmu Alvarlı Muhammed Lütfî Efe Hazretleri kendisini yaralı bir hâlde bulduğu zaman oğlunu görünce sevinmiş ve kana bulanmış sakalını eliyle sıvazlayıp üç defa, “Allâh, Allâh, Allâh” diyerek rûhunu teslîm etmiş. Gerçekten de mübârek ak sakalı kana bulandığı gün Ruslar Erzurum’dan çekilmiş.

Hâce Hüseyin Efendi’nin şehâdetiyle ilgili yine şöyle anlatılır;

Feyzullâh Efendi’nin halîfelerinden Ketencizâde Mehmed Rüşdî Efendi vefât etmeden önce “Hüseyin Efendi de bizden hemen sonra gelir ama süslü gelir” diyerek onun şehâdetine işâret etmiştir.

 

Alvarlı Muhammed Lütfî Efendi Hazretleri ve Babası Hâce Hüseyin Efendi Hazretleri?nin kabr-i şerîflerini ziyâretİsmâîl Fakîrullâh Hazretleri gibi Alvarlı Efe’nin mürîdlerinin büyükleri câmi yapıldıktan sonra edebe riayet için üst taraftan değil de eski kabirlerin bulunduğu alt kapıdan ziyâret etmeyi tercîh ederlerdi.

Alvarlı Muhammed Lütfî Efendi Hazretleri ve Babası Hâce Hüseyin Efendi Hazretleri?nin kabr-i şerîflerini ziyâretAlvar Camii Mihrabı

YORUM YAZ
PAYLAŞ
KULLANICI YORUMLARI
  • Süleyman Albayrak
    09 Ocak 2021 19:39
    İlgi ile takip ediiyorum yüzyüze sohbetleri özledim... İnsllh tekrar nasip olur bütün cemaatimize ve herkese...
  • Hüseyin
    09 Ocak 2021 17:14
    Allahu teala hazretleri onlardan razı olup bizleri şefaatlerine eriştirsin. Amin.
YORUM YAZ