MENÜ

Tesbîh Namazı, Kılınışı ve Fazîletleti
HABERLER
12 Mayıs 2020 03:36
6 yorum
Tesbîh Namazı, Kılınışı ve Fazîletleti

Tesbîh Namazı

Tesbîh namazının ömürde en az bir defa kılınması güzel görülmüştür. Bu namaz her rekâtında yetmiş beş defa:

«سُبْحَانَ اللّٰهِ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ وَلَا إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ وَاللّٰهُ أَكْبَرُ»

“Bütün tenzihler Allâh’a aittir. Bütün hamdler Allâh’a mahsustur. Allâh’tan başka hiçbir ilâh yoktur. Allâh her şeyden büyüktür” denilerek kılınan dört rekâtlı bir namazdır.

Kılınışı: Sübhâneke’den sonra on beş kere:

«سُبْحَانَ اللّٰهِ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ وَلَا إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ وَاللّٰهُ أَكْبَرُ»

okunur. Sonra Eûzü-Besmele ve Fâtiha, bir de herhangi bir sûre veya âyet-i kerîme okunur. Sonra on kere yine aynı tesbîh tekrarlanır. Sonra rukûa varılır ve orada üç kere:

«سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَظِيمِ»

“Ulu olan Rabbimi noksan sıfatlardan tenzih ederim” denildikten sonra on defa aynı tesbîh okunur. Sonra “Semiallâhü limen hamideh, Rebbenâ ve lekelhamd” denilerek rukûdan kalkılır ve yine on defa aynı tesbîh okunur.

Daha sonra secdeye varılıp üç defa:

«سُبْحَانَ رَبِّيَ الْأَعْلٰى»

“Yüce olan Rabbimi noksan sıfatlardan tenzih ederim” denildikten sonra on kere daha aynı tesbîh okunur. Sonra tekbîr alınarak secdeden kalkılır, celse (iki secde arasında oturma) halinde yine on kere aynı tesbîh okunur.

Ardından tekbîr alınarak ikinci secdeye varılıp üç defa:

«سُبْحَانَ رَبِّيَ الْأَعْلٰى»

denildikten sonra yine on kere aynı tesbîh okunur. Böylece bu tesbîhlerin toplamı yetmiş beş etmiş olur. Daha sonra ikinci rekâta kalkılır, ilk rekâtta olduğu gibi evvelâ on beş kere bu tesbîh okunur, sonra yine birinci rekâttaki şekilde hareket edilerek oturuşa varılır. Sonra Tehıyyât ve Salli-Bârik okunur. Böylece zâit tesbîhlerin toplamı yüz elli etmiş olur.

Daha sonra selâm vermeden veya selâmı müteakip ayağa kalkılır. Üçüncü, dördüncü rekâtlar da geride anlatıldığı üzere, birinci ve ikinci rekâtlar gibi kılınır ve böylece her rekâtta yetmiş beş tesbîh okunmuş olur ki, bunların toplamı üç yüz eder.

Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz bu namazı talim etmiş olduğu Abdullâh ibni Amr (Radıyallâhu Anhümâ)ya:

عَنْ عَبْدِ اللّٰهِ بْنِ عَمْرٍو رَضِيَ اللّٰهُ تَعَالٰى عَنْهُمَا قَالَ: قَالَ لِي رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «أَلَا أَحْبُوكَ أَلَا أُعْطِيكَ أَلَا أُجِيزُكَ، أَرْبَعُ رَكَعَاتٍ مَنْ صَلَّاهُنَّ غُفِرَ لَهُ كُلُّ ذَنْبٍ قَدِيمٍ أَوْ حَدِيثٍ، صَغِيرٍ أَوْ كَبِيرٍ، خَطَإٍ أَوْ عَمْدٍ»

“Sana bir hediye vereyim mi? Sana (istifade edeceğin bir şey) vereyim mi? Sana bir bahşiş vereyim mi? (İşte o) dört rekât(lık namazdır) ki, (-İhlâs Sûresi okuyarak dahi olsa-) kim onları kılarsa, eski yahut yeni, küçük ya da büyük, hatâ ile yahut kasıtlı (gizli ya da âşikâr işlenmiş) bütün günahlar onun için bağışlanır” buyurmuştur. (Beyhakî, Şu‘abü’l-îmân, no:604, 2/125; Ebû Dâvûd, Tetavvu‘:14, no:1297, 1/414; Tirmizî, Vitr:19, İbnü Mâce, İkāme:190)

Ebû Dâvûd ve Tirmizî gibi kütüb-ü sitte-i sahîha kaynaklarında Abbâs (Radıyallâhu Anh)dan gelen nakle göre Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in bu namazı amcası Abbâs (Radıyallâhu Anh)a hediye ettiği ve:

«إِنِ اسْتَطَعْتَ أَنْ تُصَلِّيَهَا فِى كُلِّ يَوْمٍ مَرَّةً فَافْعَلْ، فَإِنْ لَمْ تَفْعَلْ فَفِى كُلِّ جُمُعَةٍ مَرَّةً، فَإِنْ لَمْ تَفْعَلْ فَفِي كُلِّ شَهْرٍ مَرَّةً، فَإِنْ لَمْ تَفْعَلْ فَفِي كُلِّ سَنَةٍ مَرَّةً، فَإِنْ لَمْ تَفْعَلْ فَفِي عُمُرِكَ مَرَّةً»

“Bu namazı her gün bir kere kılmaya gücün yetiyorsa bunu yap, bunu yapamazsan her cumâ bir kere (kıl), bunu da yapamazsan her ayda bir kere (kıl), onu da yapamayacaksan senede bir kere (kıl), böyle de yapamazsan (hiç olmazsa en azından) ömründe bir kere (bu namazı kıl)” buyurduğu da sahîh olarak rivayet olunmuştur. (Ebû Dâvûd, Tetavvu‘:14, no:1297, 1/414)

Bu namazın, diğer sahîh kaynaklarda geçen rivayetlerinde kırâatten önce tesbîh bulunmayıp yetmiş beş sayısı istirahat celsesinde okunacak on tesbîhle tamamlandığı için, bu ise Şâfi‘î mezhebine muvafık olup, Hanefî mezhebinde istirahat celsesi bulunmadığından dolayı biz bu namazın tarifini İmâm-ı Beyhakî (Rahimehullâh)ın “Şu‘abü’l-îmân” isimli eserinde Abdullâh ibni Amr (Radıyallâhu Anhümâ)dan tahric ettiği rivayeti esas alarak yaptık.

Taberânî (Rahimehullâh)ın rivayetine göre ise Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) amcası Abbâs (Radıyallâhu Anh)a:

«فَإِذَا فَرَغْتَ قُلْتَ بَعْدَ التَّشَهُّدِ وَقَبْلَ التَّسْلِيمِ.»

“Namazı bitirdiğin zaman teşehhüdden (tehıyyât okuduktan) sonra, selamdan önce şunları söylersin” buyurarak şu duayı okumasını kendisine tenbihlemiştir:

«اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ تَوْفِيقَ أَهَلِ الْهُدٰى وَأَعَمَالَ أَهْلِ الْيَقِينِ وَمُنَاصَحَةَ أَهْلِ التَّوْبَةِ وَعَزْمَ أَهْلِ الصَّبْرِ وَجِدَّ أَهْلِ الْخَشْيَةِ وَطَلَبَ أَهْلِ الرَّغْبَةِ وَتَعَبُّدَ أَهْلِ الْوَرَعِ وَعِرْفَانَ أَهْلِ الْعِلْمِ حَتّٰى أَخَافَكَ، اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مَخَافَةً تَحْجُزُنِي عَنْ مَعَاصِيكَ حَتّٰى أَعْمَلَ بِطَاعَتِكَ عَمَلاً أَسْتَحِقُّ بِهِ رِضَاكَ وَ حَتّٰى أُنَاصِحَكَ بِالتَّوْبَةِ خَوْفًا مِنْكَ وَحَتّٰى أُخْلِصَ لَكَ النَّصِيحَةَ حُبًّا لَكَ وَحَتّٰى أَتَوَكَّلَ عَلَيْكَ فِي الْأُمُورِ حُسْنَ ظَنٍّ بِكَ سُبْحَانَ خَالِقِ النُّورِ.»

“Ey Allâh! Ben Senden hidâyet ehline nasip ettiğin muvaffakıyeti (rızana uygun amelleri başarmayı), yakîn erbabının (şüphesiz inanç sahiplerinin sâlih) amellerini, (samîmî) tevbekârların ihlasını, sabırlı zatların azmini, (Sana karşı) haşyet (derin saygı) sahiplerinin ciddiyetini, rağbet erbabının (sadece Senin rızana hevesli olanların) niyazını, takva ehlinin ciddî mânâda ibâdet gayretlerini ve ilim sahiplerinin irfanını (Seni tanımalarını bana da nasip etmeni) dilerim, ta ki bu sâyede Senden hakkıyla korkabileyim.

Ey Allah! Ben Senden beni Sana karşı isyanlardan engelleyebilecek kadar güçlü bir havf ve haşyet (korkuya nâiliyet) isterim ki, bu sâyede Senin rızanı hak edebileceğim şekilde sâlih bir amel işleyebileyim, Senden hakkıyla korkarak Sana karşı nasûh tevbesinde bulunabileyim, Sana karşı sevgimden dolayı Senin için samimiyetimi (şâibelerden) arındırabileyim ve Sana karşı beslediğim hüsn-ü zan ile (güzel beklenti sâyesinde) tüm işlerde Sana hakkıyla tevekkül edebileyim. Nûru yaratan Zât’ı tesbîh ve tenzîh ederim.” (Taberânî, el-Mu‘cemu’l-Evsat, no:2318, 3/14; Heysemî, Mecma‘u’z-zevâîd, no:3679, 2/569; Süyûtî, Câmi‘u’l-ehâdîs, no:26207, 23/353)

Okurlarımızın çoğunun bu duayı namaz içinde okumaları zor olabilir. Bu yüzden duayı ezberleyemeyenler selâmdan sonra kitaba bakarak okusalar da aynı icabete mazhar olmaları inşâallâh umulur. Esas mesele ihlâs ile dua etmektir.

YORUM YAZ
PAYLAŞ
KULLANICI YORUMLARI
  • Fatih han
    12 Mayıs 2020 19:46
    Selamun aleykum hocam seni Allah için çok seviyorum dua edin bana üzerimde hakkınız çok var itikadimin doğruluğunu sizin vesilenizle sizlere borçluyum ...
  • İsmail Güneş
    12 Mayıs 2020 11:19
    Ayak parmaklarınıza bakarak sayıyı muhafaza edebilirsiniz veya seccadenizin başına boncuk koyarak sayıyı muhafaza edebilirsiniz
  • Bahri Bulut
    12 Mayıs 2020 01:40
    Hocam sayıları tesbihle yapabilir miyiz namaz kılarken elimizde tesbih kullana bilirmiyiz ALLAH sizden razı olsun hocam ben sizi ALLAH için çok seviyorum inşallah bir gün ALLAH nasip ederde sizin elinizi öpmek nasip olur...
  • Abdullah kaya
    12 Mayıs 2020 01:11
    Es Selâmü aleyküm ve rahmetullahi ve bereketuh kıymetli hocam cemaat ile kılabilir miyiz tesbih namazını Dua bekleriz inşâAllah إن شاء الله
  • Abdullah kaya
    12 Mayıs 2020 01:10
    Selâmün aleyküm ve rahmetullahi ve bereketuh kıymetli hocam cemaat ile kılabilir miyiz tesbih namazını
  • Bülent
    12 Mayıs 2020 01:01
    Hocam Selamınaleyküm , Biraz önce programı izledim çok güzel bilgiler paylaştınız Allah Razı olsun.Kadir gecesi için önerilerinizi buradan da paylaşabilir misiniz? Hayırlı Ramazanlar Allah Razı olsun..
YORUM YAZ